Zeynel Bey Türbesi sular altında kalmaktan kurtuluyor

Zeynel Bey Türbesi sular altında kalmaktan kurtuluyor

Batman ve Hasankeyf’in sesi olan yazarımız Şehmus Kartal, 650 yıllık Zeynel bey Kümbetinin taşınma çalışmalarının bölgede heyecanla takip edildiğini aktarıyor..

Uygarlık tarihi incelendiğinde bütün medeniyetlerin ilk kuruluş alanları akarsular kıyısı ile sulak alanlar olduğu görülecektir. Çünkü insanlık tarihinin başlangıç yeri de bu sulak alanlardır. Suyun hayat kaynağı olduğu ve bir damlasının insanın yaradılışına neden olduğu gerçeğinden hareketle olaya baktığımızda su ve insan birbirini tamamlayan bir bütün olarak değerlendirmek mümkündür. Bundan dolayı tarihi süreç içinde yeryüzüne ayak basan ilk insandan başlayarak günümüze kadar gelindiğinde burada kurulmuş olan bütün uygarlıklar suya en yakın bir yerde kurulmuş oldukları ve insanların buralarda yaşamaya başladıkları görülmektedir. Bundan dolayı yukarı Mezopotamya’nın sulak alanlarında birçok uygarlığın kurulu olduğu ve bu uygarlıklardan geriye kalan birçok tarihi yapının da halen mevcut olduğu görülmektedir.

Bunların içinde önemle üzerinde durduğumuz ve yukarı Mezopotamya içinde yer alan Antik Kent Hasankeyf’te bu uygarlık tarihi içinde çok önemli bir yer tutmaktadır. Dicle Nehrinin hemen kıyısında kurulmuş olan Antik Kent Hasankeyf’in Dicle nehriyle bir bütünlük sağlamış olması ve nehrin her iki kıyısına yayılarak geniş bir alanda mesken olması ve bir köprü ile iki yaka arasındaki ulaşımın sağlanmış olması bu konuda bizlere çok önemli bir fikir vermektedir. Ayrıca suyla uygarlıkların birbirinden ayrılmaz olduğu konusunda bizleri aydınlatma anlamında çok önemli bir örnek olarak karşımızda durması da adeta heyecan yaratmaktadır. Tarihin çağları arasında dolaştığımızda bir dönemler bütün akarsuların uygarlıkların kontrolünde olduğu ulaşımdan başlayarak içme ve kullanmaya kadar uygarlıkların bütün su ihtiyacı bu yöntemle karşılanıyordu. Çok uzun bir süre suyla insanlık ve uygarlıkların ilişkisi bu şekilde devam etti.

Ancak günümüze gelindiğinde dünya üzerinde aşırıya varan nüfus yoğunluğu ve ardından ortaya çıkan teknolojik gelişmeler ve enerji açıkları nedeniyle insanlar bu konuda başka alternatifler üzerinde durmuşlar ve en önemlisi de akarsulara gem vurarak barajlar yapıp bu yöntemle enerji elde etmek için projeler geliştirmiş oldukları görülmektedir. Nitekim bu yöntemlerle akarsuları kontrol etmek tarihin derinliklerinden bu günlere gelmiş olan en eski uygarlıkların izleri de bu şekilde yok olmaktadır. Ancak bu önemli konuyu düşünen ve bu anlamda önlem almak için uğraşan pek kimse de ortalıkta görülmemektedir.

Günümüzde Dicle Nehrinin her iki yakasında kurulmuş olan Antik Kent Hasankeyf’in karşı sahilde bulunan geniş düzlükteki alanda bulunan ve Hasankeyf’in devamı niteliğinde olan zengin tarihi dokusu içinde Zeynel Bey Kümbeti, İmam Abdullah Zaviyesi, Osmanlı Hamamı ve tarihi Hasankeyf Köprü kemer ve ayakları bulunmaktadır. Maalesef bu tarihi yapıların hepsi ilk etapta Ilısu Barajı göl aynası altında kalacağı için öncelikle bu yapıların kurtarılması veya yerinden sökülerek taşınması konusu gündemde bulunmaktadır. Ancak halı hazırda bu saydığım tarihi yapılar içinde sadece Zeynel Bey Kümbetinin taşınmasına sıra gelmiş bulunmaktadır.

Evet, Batman ili Antik Kent Hasankeyf ilçesinin tarihi geçmişi içinde çok önemli bir yer tutan Zeynel Bey Kümbeti, Ilısu Barajı göl aynasından birinci derecede etkileneceği nedeniyle yakın bir tarihte bulunduğu yerden sökülerek yeni Hasankeyf yerleşkesi içinde yer alan kültür park alanına taşınacaktır. Söz konusu kümbetle ilgili hazırlanan taşıma projesi Diyarbakır Kültür ve tabiat Varlıkları Koruma Kurulu Bölge Müdürlüğünce tasdik edildikten sonra kümbetin taşıma işlemleri de tamamlanarak son safhaya getirilmiştir.

Bilindiği üzere Zeynel Bey Kümbeti tipik bir tarihi yapı olup Ak Koyunlu Hükümdarı Uzun Hasan’ın oğlu Zeynel Beyin 11 Ağustos 1473 tarihindeki Otlukbeli Savaşında şehit olmasıyla birlikte cenazesi Hasankeyf’e getirilerek burada defnedilmiştir ve türbesinin üzerinde bu kümbet inşa edilmiştir. Zeynel Bey Kümbeti 1462-1482 yılları arasında Hasankeyf’te hüküm süren Ak Koyunlulardan kalan tek bir tarihi eser olma özelliğini taşımaktadır. Silindirik bir yapı ve tepesi bir külahla örtülü olan bu kümbetin çevresi yeşil çiniler ve mozaiklerle çevrilidir. Söz konusu bu çini ve mozaikler bir kuşak şeklinde kümbetin çevresini sarmış durumdadır. Ayrıca bu zarif çinilerle üstte bir kuşak Allah, alttaki kuşakta Muhammet ve en alttaki kuşakta da Ali yazıları yazılmıştır. Kümbetin giriş kapısının alınlığında mevcut olan kitabede kümbetin mimarının ismi Pir Abdurrahman olarak yazılıdır. Ayrıca bu kümbetin içinde Ak Koyunlu Hükümdarı Bahadır han şehit Zeynel Beyin metfun olduğu kitabesinde yazılıdır.

About Author

client-photo-1
Okul Turları

Comments

Bir Cevap Yazın